Bir Aşktır Çay
       
     Çayı çok seviyoruz. Sabah kalktığımızda kendimizi yatağın sıcaklığından ilk onun sıcaklığına atıyoruz. Kahvaltı masanıza ne koyarsanız koyun o yoksa kahvaltı hazır değil demektir. Ama endişe etmeyin daha masa kurulmadan çay suyu ocağa konulmuştur zaten. Çayın kaynama sesi ve kokusu kalkma vaktinin geldiğini haber verir evdeki herkese. Etrafında toplanmaya ve yeni güzel bir  güne başlamaya çağırır. Sıcaklıktan payını alan ayrılır,
           Sanmayın bu ayrılık uzun sürer en ufak bir boşluk buldu mu hemen sokulur yamacımıza. İşteki kısa dinlenme aralarında sohbetlere dahil olur patavatsızca. Davetlere bahane olur orada burada toplar yine insanları etrafına. Kimine hoyrat Karadeniz'in iflah olmaz dalgasını, yağmurunu bırakır demiyle , kimine de bulutların arasından sızan bir parça güneşini, yeşile karışan mavilerini bırakır şekeriyle ruhlara.
            Hep akşamı bekler en çılgın büyüsünü ortaya çıkarmak için. Öyle kolay değildir onu kandırmak. Adeta bir ritüel ister, sabır ister, emek ister. Öyle suya atıp içemezsin. Koyuluk kattığı muhabbetler olan büyüsüne hazırlar herkesi, yeni ilhamlara yer açar. Gelmekte olan ince belli bardakların çıkardığı ses ile artık dans başlamıştır.